|
|
Ýsim babasi Gazi:
"Yücedað
baþýnda koyun kurt olur
Aðam hasretliðin bana dert olur
Para kazanýp da gelene kadar
Korkarým mezarlýk bana yurt olur"
Bir Kemaliye (Eðin) türküsünden
EÐiN, söylencelere
göre, Türk kökenli bir sözcük, "cennet gibi güzel
bahçe"; Ermenice kaynaklara göre "akarsu" anlamýnda
kullanýlan "Akn - Agn", Kaþgarlý Mahmud; Divan - i
Lugat - it Türk" adlý yapýtýnda Eðin'i sýrtýn eðilen
kýsmý olarak betimliyor,
örnekler ve yorumlar bir
hayli. Etimolojik
açýdan açýklayacak olursak:
Eðin sözcüðü. Horasan’da Aðýn adýndaki bir yöreden
gelen oymaðýn. kurduklarý yeni þehre bu ismi
vermeleri ve zamanla Eðin adýna dönüþmesinden ortaya
çýkmýþtýr. Bir baþka kaynakta ise: Eðin anlam
itibariyle tamamen Türk kökenli bir sözcük olup “
Cennet gibi güzel bahçe” anlamýna gelmektedir.
Kaþgarlý Mahmud’un Divan-i Lügat’it Türk” adli
eserinde ise, bu kelime. “sýrtýn
eðilen kýsmý” olarak tanýmlanmýþtýr.
Mustafa
Kemal
1921
yýlý
Aðustos'un son haftasýdýr ve Yunan ordusu Ankara'ya
yaklaþmaktadýr, Millet Meclisi'nde meb'uslar (milletvekilleri)
hop oturup hop kalkmada ve muhalifler (karþýtlar)
Mustafa Kemal Pasa'yý suçlama yarýþýndadýr!
Kara haber, hep, telgraftan tez gelir ve Eðinliler
Misak - i Milli Cemiyeti'ni kurarlar ve Mustafa Kemal
Paþa'ya baðlýlýk yazýlarý ve telgraflar döþenirler.
Orduya asker, silah göndereceklerini belirtirken bir
de ricada bulunurlar, Eðin'in adýný deðiþtirin.
Cemiyet Reisi Hanifizade Ömer Lütfi Bey ayrýca bu
ismin degistirilmesini bir telgrafla da rica eder
Mustafa Kemal Paþa'dan ve yeni ismi de
önerir: "KEMAL".
Mustafa Kemal Paþa kürsüde, muhalifleriyle cenktedir,
düþman yetmezmiþ gibi!
Görevli eline bir kaðýt tutuþturur, Mustafa Kemal
Paþa bir göz atar ve konuþmasýný surdurur:
"Efendiler... Bizlere, milletin güveni kalmadýðýný
söylüyorsunuz... Bakýn
þimdi aldýðým bir
telgrafý
okuyacaðim" ve telgrafý okur.
Mustafa
Kemal'dir bu...
Ve ertesi
günü, onca iþine raðmen
Ömer Lütfi (Arýtan) Bey'e
telgrafla teþekkür eder hem de Kemal isminin Eðin'e
verileceðini muþtular.
Ve...
Ve icra
Vekilleri Heyeti'nden 21.10.1922 tarihinde bir
kararname yayýnlanýr:
"...ve ismi hiçbir mefhumu milli ifade etmeyen Eðin
kazasýnýn `Kemaliye' ve ecnebi bir isimden muharref
olan Silinti kazasýnýn `Gazipaþa'
unvanlarý ile
tevsimleri Dahiliyye Vekaleti'nin 8 Tesrinievvel 338
tarih ve idare - i Umumiyye Mudurriyeti 1902/23476
numarali
tezkiresi üzerine icra Vekilleri Heyeti'nin
21.10.338 tarihindeki içtimainda takarrur etmiþtir."
21 Ekim 1922 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'nde
Kemaliye ve Gazipaþa adlarýnda iki ilçe vardýr ve de
isim babalarý Gazi Mustafa Kemal Paþa'dýr. Yeni
isimler çýkarýldýðýnda eskilerinin hükmü yoktur!
Ve bu satýrlarýn
yazarý yirmi yýldýr Gazipaþa (Antalya)
ilçesinde ikamet etmektedir.
Eðin
Belgelere
gore, Eðin'in kuruluþu 2. yüzyýlý geçmiyor.
Eðin, 75 yýldýr Kemaliye'dir. Ne ki nice kiþi
Kemaliye'nin Eðin olduðunu hala bilmez! Nerelisin
diye sorulunca "Eðinliyim" der! Bu bir alýþkanlýktýr,
kimseyi de kýnamamak gerekir, elbette "Kemaliyeliyim"
diyenlerin de hakkýný yememek gerek.
32 yýl once
Kemaliye'ye ilk adýmýmdan bu yana 32 yýl geçmiþ!
Ünlü yangýnýn yerle bir ettiði yerler
hariç, elimle koymuþ gibi buldum bu hala 2000 nufuslu
þirin ilçeyi!
Kemaliye evleri ve kapý tokmaklarý
Yeni,
devlet yapýlarý elbette var, o caným Kemaliye evleri
hala yerli yerinde, iyi ki yerli yerinde... Kimse
deðil, kendileri koruyorlar, iyi ki koruyorlar.
Sokak sokak dolaþtýk, hoþumuza gelen evlerin
kapýlarýný, ki bunlar
kapý deðil, sanat eseridir doya
doya seyrettik. Kapý tokmaklarýnýn ise hepsi sanat
eseridir, çok iþlevli, güzel. Resim hocam - rahmet ve
saygýyla anýyorum - Bedri Rahmi Eyüboðlu, bir
þiirinde:
"Güzel faydalý
olmalý" der.
Kapýnýn bir tokmaðýný týklattýk. Bu, tokmak
yabancý
er kiþinin týklatacaðý tokmaktýr. Sesi seçen evdeki
erkek açar kapýyý.
Öteki tokmak baþka bir ses verir,
bu, hatun kiþi içindir.
Þu küçük tokmaðý evin
çocuklarý vurur, diðerini
yabancý çocuklar.
Gazipaþa'daki evimizde yüz yýllýk model uygulanmýþ
iki kapý var, diðer
üç kapýyý boþverin. O iki
kapý
eksik kapýdýr,
öksüz kapýdýr zira Kemaliyeli eski
Türk ve Ermeni ustalarýn
þiir gibi - ama guzel
þiir -
yaptýðý tokmaklardan yoksundur!
Bu biçim biçim, nakýþ nakýþ,
çok iþlevli ve evet her
biri gerçekten bir sanat eseri olan
kapý tokmaklarýna
sevdam Doðu Anadolu'ya ilk adýmýmý attýðým 1953
yýlýndan baþlar ve 1964 yýlýnda, Bitlis doðumlu baba
Saroyan'ýn, Türkiye'den göç ettikten iki yýl sonra
Amerika'da dünyaya gelen oðlu
ünlü yazar William
Saroyan'ý "baba ocaðý"na götürürken, Bitlis'in
tepesindeki sokakta kapýlardan
kapý, tokmaklarýndan
tokmak beðeniyor, neredeyse hepsinin fotoðrafýný
çekiyordum en beðendiðim, Tapucu'nun evinin
kapýsýndaki idi. Dostlarýma söyledim, "hemen verir"
demiþlerdi. Baba Saroyan'ýn evini bulmuþtum. Sadece
ocaðý
ayaktaydý.
O kargaþada alamadým.
Üç ay sonra ver elini Bitlis...
Evet ayný sokaktaydým, elimde tomar tomar fotoðraflar,
evet evler duvarlar aynen duruyordu, duruyordu amma
kapýlarýn deðil
tokmalarý, kapýlarý kasalarýyla
sokulmuþtu.
Bir tane, evet bir tane bile kalmamýþtý.
Kemaliye evleri güzeldir, güzelliði yetmez
faydalý
mekanlarýyla güzelliðine güzellik katar. Yeme, oturma,
yatma ve konuk aðýrlama bölümleri. Bir
þeyler hazýrlama,
yýkama, piþirme, temizlik,
ütü, hayvan bakýmý...
Üretim için
halý ve pýrtý dokuma, sebze ve meyve
yetiþtirme, kurutma ve bunlarý deðerlendirme
bölümleri... Sofa ya da oturma odasýnda ahþap
yüklükler, yýkanma yerleri, sedirler...
Çok
iþlevli pencere kepenkleri... Divanhane, doyumsuzdur,
buradan dýþarýdaki o cennet yeþilliðini seyredersiniz.
Fazla söze gerek yok, meraklýsý gider görür diyelim
mi? Yerim dar...
Galvanizli oluklu sac giydirilmis evler!
Ýlce
içinde ve köylerin
çoðunda o caným ahsap evler,
yýllar içinde bu can gibi kocayýnca ki bu yöreler
yaðýþ alma yönünden
ünlüdür, bu ahþap evleri,
galvanizli oluklu saclarla kaplamýþlar,
çare tükenir
mi?
Demokrasilerde ve ahsap evleri korumakta
çare
tükenmez. O kocaman, kocaman evlerin damýný dört bir
yanýný galvanizli saclarla kaplarsýnýz, köþeli
konserve ev yaparsýnýz olur biter.
Her vurduðumuz tokmakla kapýlar açýldý, evlere girdik,
izzet ikram gördük, rahatça fotoðraflar
çektik.
Kemaliye insanlarý asýrlardýr gurbetçi olduðundan bir
baþka uygar tutum içindedir.
iki seyi
yaman meraklanýrdým
iki seyi
yaman meraklanýrdým buralarda. Yýlmaz yöneticilerin
ve yýlmaz halkýmýzýn bir mucizesi Baþbaðlar Köprüsü
ve yapýmýna 130 yýl
önce baþlanan, Kemaliye /
Ýstanbul karayolunu 200 kilometre kýsaltacak Tasyol'u.
Ol nedenle yollara düþtük, biraz da Fýrat
özlemi.
Dünyayý ve basýný "Ýnternet"ten izleyen Kaymakam
Yavuz Selim Kösker ile; daðlarý,
topraklarý, kayalarý
gidim / gidim delen caðýmýzýn Ferhat'larýný görmek
mutluluðunu /
övüncü yaþadýk bikez daha. Hiçbirisinin
elleri / yüreði dert görmeye.
Ulaþým zorluðu yüzünden Kemaliye'ye gazete gelmiyor,
Akit ve Türkiye hariç.
Naci Bilen dostun Yeþil Eðin Bakkal dükkanýnda, Filiz
gülerek bir paket uzattý,
þaþýrdým. Bu,
þeker hastalarý için Alman
malý çikolata idi!
On beþ yýldýr
þekerle kardeþ
kardeþ yaþayan bu can,
çikolatanýn yarýsýný orada "götürdüyse" kime ne?
|